iştahlı bir canavar gibi ağzını açmış
açacağa itaat eden kurşun kalem
gibiydik.
döndürülemeyecek, karanlık nokta yutması
gezegenler misali,
yapayalnızlığa karşı bizlik çabası bu artık.
düşüncen kalbime kurşun,
ben sana özel kalem,
aşksa kör açacak.
o zaman açma!
oysa bana
bit pazarının bereketinde bile
rağbet görmeyecek
geçmişimi ve belirsizliğin hükmüyle grileşen
yazgımı temize çekebilmek için,
yeniden yazıp, yeniden kahretmek için
bir silgi lazımdı.
o halde silme!
seni yazmadan önce griydim belki ama
sesim vardı, soluğum maddeydi
sadece ‘a’ da değildim üstelik,
anasondan kendisine şapka yapmış bir ‘â’ idim
yarım kalmış aşkları da hesaba dahil ederek
kâr etmiş kümülatif bir hissiyata karşılıktık.
rast geldiğimizden beri payım önemsiz,
paydam yazıyla bir,
nihayet etkisiz bir aşk işleminin sonucuyuz.
öncesiyiz yani, muhtemel iyimserlikle belki de
bakiyeyiz.
o halde bölme!
0 yorum:
Yorum Gönder